Kentin Maaşı Ne Kadar? Bir Kayseri Akşamında İçimde Kalanlar
Kayseri’de yaşadığım küçük evin penceresinden akşam ışıklarını izlediğim bir gündü. Masamın üzerinde her zamanki gibi açık duran günlüğüm, yarım kalmış bir çay ve yıllardır sakladığım birkaç eski fotoğraf vardı. 25 yaşındayım ve çoğu insanın içinde tuttuğu şeyleri ben yazıya dökerek rahatlıyorum. Bazen bir cümleyle bütün günün ağırlığını üzerimden atıyorum.
O gün günlüğüme tek bir cümle yazmıştım:
“Bugün herkesin hayatındaki değeri, aldığı maaşla ölçmeye çalıştığını fark ettim.”
Belki de bu yüzden akşam üzeri arkadaşım Kent ile yaptığımız konuşma beni uzun süre düşündürdü. Çünkü o gün, aramızdaki sohbetin en önemli noktası hiç beklemediğim bir soruya dönüştü:
“Kentin maaşı ne kadar?”
Bu soru basit görünüyordu ama benim için içinde çok daha fazlasını taşıyordu. İnsanların ne kadar kazandığını merak ederken aslında ne kadar yorulduğunu, ne kadar hayal kurabildiğini ve geleceğe ne kadar umutla bakabildiğini de sorguluyorduk.
Küçük Bir Sohbetin Büyük Bir Etkisi
Kent ile Kayseri’nin sakin bir akşamında buluştuk. Çocukluğumuzdan beri tanışırız. Aynı sokaklarda büyüdük, aynı hayalleri kurduk. Gençken ikimiz de ileride çok farklı hayatlarımız olacağını düşünürdük. O daha çok çalışıp kendi ayakları üzerinde durmak isterdi, ben ise yazılarımla insanlara ulaşmayı hayal ederdim.
O gün yüzündeki ifadeyi hemen fark ettim. Normalde enerjisi yüksek olan Kent biraz dalgındı.
“İşler nasıl gidiyor?” diye sordum.
Bir süre sustu. Sonra gülümsedi ama o gülümsemenin arkasında yorgunluk vardı.
“Çalışıyorum işte. Herkes gibi mücadele ediyorum,” dedi.
İşte o anda içimde garip bir his oluştu. Hem onun adına üzüldüm hem de kendi geleceğim için düşündüm. Çünkü hepimiz bir şekilde hayatın içinde kendimize yer açmaya çalışıyoruz.
Bir süre sonra çevremizdeki insanların konuştuğu konular açıldı. Kim ne kadar kazanıyor, kim iş değiştirdi, kim daha iyi bir maaş aldı… Derken konu yine aynı yere geldi.
“Kentin maaşı ne kadar?”
Bu soruyu duyduğumda aslında insanların sadece bir rakam öğrenmek istemediğini hissettim. Herkes kendi hayatıyla kıyaslama yapıyordu. Daha mı iyi durumdayım, daha mı gerideyim diye kendine soruyordu.
Maaşın Arkasındaki Hikâyeyi Görmek
O gece eve döndüğümde günlüğümü açtım. Kalemimi elime aldım ve uzun süre hiçbir şey yazamadım.
Çünkü bazen bir insanın kazandığı para, onun hikâyesinin sadece küçük bir parçasıdır.
Kent’in maaşı ne kadar olursa olsun, o rakam onun sabah erken kalkmasını, ailesi için yaptığı fedakârlıkları, stresli günlerini ya da vazgeçmediği hayallerini anlatmaya yetmezdi.
Bunu düşündükçe içimde bir hüzün oluştu. Çünkü toplum olarak bazen insanların değerini sadece kazandıkları parayla ölçüyoruz. Oysa bir insanın gerçek zenginliği, kaç kişiye iyi geldiğinde, kaç kez yeniden ayağa kalktığında ve ne kadar mücadele ettiğinde saklı.
Kent bana o gün maaşından bahsettiğinde yüzündeki ifadeyi unutamıyorum. Büyük bir gurur ya da büyük bir mutluluk değildi bu. Daha çok “Ben elimden geleni yapıyorum” diyen sessiz bir bakıştı.
“Kentin maaşı ne kadar” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Buha ailesi olarak her zaman yanınızdayız!
Kayseri’de Bir Gece ve İçimde Büyüyen Umut
Kayseri’nin soğuk akşamlarından biriydi. Sokak lambalarının altında yürürken içimde hem kırgınlık hem de umut vardı.
Kırgındım çünkü insanların birbirini anlamak yerine çoğu zaman sadece sonuçlara baktığını düşünüyordum.
Umutluydum çünkü hâlâ samimi sohbetler vardı. Hâlâ bir arkadaşın gözlerindeki yorgunluğu fark etmek mümkündü. Hâlâ insanlar birbirine gerçekten “Nasılsın?” diye sorabiliyordu.
Eve geldiğimde günlüğüme şunları yazdım:
“Bir insanın maaşı, onun bütün hikâyesi değildir. Bazen en büyük kazanç, zor zamanlarda bile devam edebilmek olabilir.”
Bu cümleyi yazarken kendimi daha iyi hissettim. Çünkü ben de 25 yaşında hayatını kurmaya çalışan biriyim. Benim de korkularım var. Benim de bazen gelecekle ilgili endişelerim oluyor. Ama her yeni günün içinde küçük bir umut bulmaya çalışıyorum.
Kentin Maaşı Ne Kadar? Sorunun Asıl Cevabı
Bugün hâlâ bazen insanlar “Kentin maaşı ne kadar?” diye soruyor. Belki meraktan, belki kıyaslamak için, belki de kendi hayatını anlamlandırmak için.
Ama benim için bu sorunun cevabı sadece bir rakam değil.
Asıl cevap, Kent’in her sabah işe giderken taşıdığı sorumlulukta. Yorulduğu halde devam etmesinde. Geleceğe dair hayallerini tamamen kaybetmemesinde.
Çünkü hayat sadece kazandığımız paradan ibaret değil. Bazen bir arkadaşın yanında olmak, bazen ailesini mutlu etmek, bazen de kendi içindeki mücadeleyi kazanmak en büyük başarıdır.
Günlüğümde Kalan Son Cümle
İlginizi Çekebilecek İçerik: Kendisine kitap gönderilmeyen peygambere ne denir ?
O geceden sonra günlüğümde birçok şey değişti. Daha fazla yazmaya başladım. İnsanların dışarıdan görünen taraflarının arkasındaki hikâyeleri düşünmeye başladım.
Kent ile yaptığımız o kısa sohbet bana önemli bir şey öğretti:
Bir insanın değerini anlamak için önce onun hikâyesini dinlemek gerekir.
Maaşlar değişir, işler değişir, hayatın şartları değişir. Ama insanların yaşadığı duygular, verdiği mücadeleler ve taşıdığı umutlar her zaman aynı kalır.
Kayseri’de sıradan bir akşam gibi başlayan o gün, benim için unutamadığım bir hatıraya dönüştü. Çünkü bazen küçük bir soru, insanın hayata bakışını tamamen değiştirebilir.
“Kentin maaşı ne kadar?” sorusunun bende bıraktığı cevap ise hâlâ aynı:
Bir insanın gerçek değeri, cebindeki miktardan çok daha fazlasıdır.