Buha ailesine merhaba! Bu içerikte “2 adet kerebiç kaç kaloridir” hakkında kapsamlı bir rehber hazırladık.
Şehrin İçinde Kaybolduğum Gün ve Kerebiçin Tadı
Kayseri’nin soğuk ama insanı içine çeken bir sabahında uyandım. Perdeden süzülen gri ışık, odamın duvarlarına ağır ağır yayılıyordu. Telefonuma bakmadan önce bile içimde garip bir sıkışma vardı. Sanki bugün bir şey olacak ama ne olduğunu ben bile bilmiyordum. Günlük tutmaya başladığımdan beri hislerim daha net değil, daha karmaşık oldu aslında. Kelimeler bazen insanı rahatlatmaz, tam tersine daha da derin bir boşluğa çeker.
O gün, defterimin ilk sayfasına sadece şunu yazmıştım: “İçimde tatlı bir eksiklik var.”
Belki de o eksiklik, günün ilerleyen saatlerinde karşıma çıkacak olan kerebiçle dolacaktı.
Eski Bir Tat, Eski Bir Ben
Öğleden sonra şehir merkezine indim. Kayseri’nin kalabalığı her zamanki gibiydi; insanlar aceleyle yürüyordu, kimse kimseye bakmıyordu. Ben ise vitrinlere bakarak yavaş yürüyordum. Bir pastanenin camında eski bir tatlı fotoğrafı gördüm: kerebiç.
O an çocukluğuma gittim. Annemin mutfakta tepsiyi fırına sürerken yüzünde beliren o hafif gülümseme… Babamın “fazla yeme, mideyi bozarsın” deyişi… Ve benim gizlice ikinciyi alma hayalim.
Ama şimdi 25 yaşındaydım. Her şey daha ölçülüydü. Sadece tat değil, kalori de düşünülüyordu.
İçimden istemsiz bir soru geçti:
“2 adet kerebiç kaç kaloridir?”
Bu soru basit görünüyordu ama benim için bir hesaplamadan fazlasıydı. Çünkü artık her şeyin bir karşılığı vardı; mutluluk bile.
Pastane Köşesinde Sessiz Bir Karar
İçeri girdim. Kapı açılır açılmaz yayılan vanilya ve irmik kokusu beni sarstı. Sanki geçmişimle yüzleşmeye zorlanıyordum. Tezgâhın arkasındaki kadın bana gülümsedi. Gülümsemesi samimiydi ama ben o an kimseyle göz göze gelmek istemiyordum.
“İki tane kerebiç alabilir miyim?”
Sesim kararlı çıkmadı. Daha çok kendime izin verir gibi söyledim.
Kadın kutuyu hazırlarken ben camdan dışarı baktım. İnsanlar yine koşuyordu. Bir yere yetişiyorlar ama nereye olduklarını bilmiyorlardı sanki.
Kutuyu elime aldığımda içimde garip bir ağırlık vardı. Sanki tatlı değil de bir karar taşıyordum.
Kaloriyle Gelen Gerçek
Eve dönerken aklım hâlâ aynı soruda takılı kaldı.
“2 adet kerebiç kaç kaloridir?”
Bunu düşünmemin nedeni açlık değildi. Daha derin bir şeydi. Kendimi kontrol etme isteğiyle içimdeki rahatlama arzusu çatışıyordu.
Bildiğim kadarıyla bir adet kerebiç ortalama 200 ila 350 kalori arasındaydı. İçindeki kurabiye dokusu, üzerine eklenen köpük ve kullanılan şeker miktarı bunu artırabiliyordu. İki tane yediğimde yaklaşık 400 ila 700 kalori almış olacaktım.
Bu rakamlar bir tablo gibi gözümün önünden geçti. Ama garip olan şuydu: kalori sayısı arttıkça, tatlıyı isteme isteğim de artıyordu.
Sanki yasak olan şey daha değerli hale gelmişti.
Kaloriden Daha Fazlası
Evde kutuyu masaya koydum. Bir süre açmadım. Sadece baktım.
O an kendime dürüst oldum. Ben kerebiç istemiyordum sadece. Ben biraz durmak, biraz geçmişe dönmek, biraz da unutmak istiyordum.
Son zamanlarda hayatım çok hızlıydı. İş, gelecek kaygısı, aile beklentileri… Hepsi üst üste binmişti. Ve ben hiçbirini tam olarak taşıyamıyordum.
Belki de o yüzden bir tatlıya bile bu kadar anlam yüklüyordum.
Kutuyu açtım. İçinden yayılan koku odayı doldurdu. İlk ısırığı aldığımda içimde bir şey çözüldü. Çok küçük bir şey ama gerçekti.
İlk Isırık ve İçimde Kırılan Sessizlik
Kerebiçin yumuşak dokusu dilime değdiğinde çocukluğum geri geldi. Ama bu kez eksik bir şey vardı. O eski masumiyet yoktu. Sanki tat aynıydı ama ben değişmiştim.
İkinci ısırığı aldığımda gözlerim daldı. Bir an için hiçbir şey düşünmedim. Sadece tatlı, sadece an, sadece sessizlik vardı.
Ama sonra o soru geri geldi:
“2 adet kerebiç kaç kaloridir?”
Ve bu soru bu kez daha sertti. Sanki beni yargılıyordu. Sanki aldığım keyfi ölçüyordu.
Hesapların İçinde Kaybolmak
Telefonu elime alıp bakmadım bile. Çünkü cevabı biliyordum. Yaklaşık 500 ila 600 kalori arasında bir şeydi iki adet kerebiç.
Ama mesele bu değildi.
Mesele şu oldu:
Ben bu 500 kaloriyi nasıl hissetmeliyim?
Suçlu mu, mutlu mu, pişman mı?
İçimde üç duygu birbirine karıştı. Mutluluk vardı çünkü tatlı güzeldi. Pişmanlık vardı çünkü kontrol hissi zedelenmişti. Ve suçluluk vardı çünkü kendime koyduğum sınırları aşmıştım.
Ama en baskını hayal kırıklığıydı. Kendime karşı.
Kendimle Kurduğum Sessiz Savaş
Kerebiçin son lokmasını yediğimde kutuya baktım. Boştu.
Garip bir şekilde doymamıştım. Sadece fiziksel değil, duygusal olarak da.
Kendime şunu söyledim:
“Ben aslında aç değildim.”
Bu cümle beni daha da sessizleştirdi.
Çünkü bazen insan yemekle değil, hisleriyle beslenmek ister. Ve ben o gün bunu çok net anlamıştım.
Gece ve Günlüğe Dökülen Gerçekler
Gece olduğunda odamda tek başımaydım. Kaloriler, hesaplar, pişmanlıklar biraz geri çekilmişti ama tamamen gitmemişti.
Defterimi açtım.
Yazmaya başladım.
“Bugün iki tane kerebiç yedim. Kaç kalori olduğunu biliyorum. Ama aslında kalori değil, kendime olan bakışım ağır geldi.”
Kalemi bıraktım. Bir süre yazmadım.
Dışarıdan gelen rüzgâr sesi camı hafifçe titretiyordu. Kayseri’nin gecesi her zamanki gibi sessizdi ama benim içim öyle değildi.
Yediğim Şey Değil, Hissettiğim Şey Kaldı
O an anladım ki mesele 2 adet kerebiç kaç kaloridir sorusu değildi.
Mesele, insanın kendine ne kadar sert davrandığıydı.
Ben o tatlıyı yemiştim ama aslında kendime biraz nefes vermiştim. Belki de uzun zamandır ilk kez “bırak gitsin” demiştim.
Ama bunu kabul etmek zordu.
Çünkü ben hep kontrol etmeyi öğrenmiştim. Duygularımı bile.
Bir Tatlıdan Fazlası
Kerebiç artık sadece bir tatlı değildi benim için. Küçük bir kaçıştı. Kısa bir duraklama. Ve belki de en önemlisi, kendimle yüzleşme anıydı.
Kaloriler hâlâ vardı. Evet, yaklaşık 500–600 kalori almıştım.
Ama o gece anladım ki bazı şeyler kaloriyle ölçülmüyordu.
Sonra Gelen Sessiz Kabulleniş
Ertesi sabah uyandığımda ilk defa aynı soruyu kendime sormadım.
“2 adet kerebiç kaç kaloridir?”
Onun yerine şunu düşündüm:
“Ben neden bunu bu kadar sorguladım?”
Cevap hemen gelmedi. Ama hissettiğim şey daha netti.
Ben hayatı biraz fazla ölçüyordum. Tartıyordum. Sayıyordum. Ve bu yüzden bazı anları kaçırıyordum.
O gün kendime küçük bir söz verdim. Her şeyi biraz daha hissetmeye çalışacaktım. Her şeyi hesaplamadan önce biraz yaşayacaktım.
Çünkü bazı tatlılar sadece yenmek için değil, hatırlamak için vardır.
“2 adet kerebiç kaç kaloridir” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Buha ailesi olarak her zaman yanınızdayız!
İlgili Yazımız: İskenderun ile Adana arası kaç ?