Şu An Dünyanın En İyi Forveti Kim? Hayat, Futbol ve Bütün O Esprili Anlar
Şu an dünyanın en iyi forveti kim? Bu soruyu sormak, futbolun meşhur bir tartışma alanına adım atmak gibidir. Ama gelin, biz bunu biraz farklı bir şekilde ele alalım. Benim gibi, İzmir’de yaşayan, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ve aslında derinlemesine her şey hakkında kafa yoran birinin bakış açısıyla… Hadi başlayalım! Ama önce biraz iç sesime kulak verelim, çünkü futbol izlerken iç sesimle büyük bir konuşmam oluyor.
İç Sesim: “Yine mi Bu Soruyu Soruyoruz?”
Futbol muhabbeti açıldığında, her şeyin en iyi olma iddiasında olması bir yana, “Şu an dünyanın en iyi forveti kim?” sorusu tam da insanların birbirini takıldığı yerlerden biri. Şöyle bir düşünüyorum: “Neden ben her zaman bu soruyu düşünürken her şeye derinlemesine bakıyorum? Ya da belki de neden futbolu bu kadar kafaya takıyorum?” Sonra cevap geliyor. “Çünkü futbol sadece futbol değil, hayatta bizlere yansıyan bir şey! Ama hadi şimdi asıl soruya dönelim.”
En iyisi kim? Mesela Messi mi? Ha, evet. Hadi ona da “forvet” diyelim. Ama… Messi, Messi’yi zaten biliyoruz. Peki ya Mbappé, Haaland? Herkes Haaland’ı mı seviyor? Hadi onu da geçelim, bir dakika, şunu itiraf etmeliyim: Ben hala Messi’nin futbolundaki o büyüyü bulamamış değilim. Neyse, daha fazla derinlemesine düşünmeden soruyu başka bir açıdan ele alalım.
Futbol ve Hayat: En İyi Forvet Kim?
Günümüzde, bu “dünyanın en iyi forveti” meselesi, biraz da hayatta bizim nasıl “gole” gittiğimizle alakalı. Yani, en iyi forveti ararken aslında biraz da hayatta “gole” gitme becerimizi sorguluyoruz. Hani bazen kafamızda öyle bir strateji kurarız ki, sonrasında bir bakarız ki, rakip takım neredeyse topu bizim kaleye sokmuş. Ama işte, o an gerçek yetenek ortaya çıkar! Kimi zaman, topa vurmak yerine doğru yeri, doğru zamanı bulmak çok daha kıymetlidir.
Mesela geçen gün bir arkadaşımın doğum gününe gittim. Herkes neşeliydi, muhabbet dönüyor. Ama içimden, “Ya şu an en iyi forvet kim?” diye düşünmeye başladım. (İç sesim burada devreye giriyor: “Bak, şimdi kendini futbol yorumcusu gibi hissediyorsun. Biraz sakin ol!”) Gerçekten de, bir anda kendimi “bu muhabbeti alıp en iyi forvet üzerine derin bir analize dönüştürecek bir kişi” gibi hissettim. O sırada biri çıktı ve dedi: “Abi, bence Haaland şu an rakipsiz!” O an, hayatımda bir kırılma yaşadım. Bu, bambaşka bir bakış açısının geldiği anıydı.
Haaland: Gole Gidiyorum, Gitmeye Devam Ediyorum
Tabii ki Haaland! Hadi itiraf edelim, adamdan başka kimseyi düşündürmüyor ki. Haaland’ın o golcü içgüdüsü, her pozisyonda nereye hareket edeceğini bilmesi… Bu adam, sanki her şutunda futbolun matematiksel formülünü çözüyor gibi. Ve ya şu an dünyanın en iyi forveti kim diye sorarsak, Haaland’ın adı o kadar kesin ki, galiba bu işin cevabı bu olabilir. Ama mesela, Haaland o kadar soğukkanlı ki, bazen düşünüyorum: “Yok, ya Messi’nin sahadaki ince işleri, o dribblingler…” Ama bir kere Haaland topu kontrol ettiğinde, gol bitti, işte o kadar! Futbolu gerçekten gözümüzde büyütüp, “Haa, bu kadar kolay mıymış?” diyoruz. O zaman hemen sorguluyoruz: “Messi mi, yoksa Haaland mı?”
Bir yanda Haaland’ın aşırı güçlü fiziği ve her pozisyonda gösterdiği üstün gol sezgisi, diğer yanda Messi’nin incelikli oyun zekası ve sahadaki manevraları. İki farklı okuma, iki farklı anlayış. Ama işin komik tarafı, ben bu ikisinin arasında kalıyorum. Biri “Ya Messi” diyor, diğeri “Haaland şu an çok iyi.” Ama gelin görün ki, aslında benim derdim futbol değil. Benim derdim, bu ikisinin hayatımı nasıl etkilediği. Benim en iyi forvet anlayışım, aslında bazen bu iki futbolcunun oyun anlayışlarından aldığım ilhamla şekilleniyor.
Gelecek: Forvet mi, Hayat mı?
Şu an dünyanın en iyi forveti kim? Diye düşündüğümde, şunu fark ediyorum: Belki de asıl soru şu: “Hayatında en iyi forvet kim?” Evet, doğru duydunuz. Hayatta topu oynamaya başlarken, aslında gerçek sorunun futbolun ötesinde olduğunu fark ediyorsunuz. Şu anki favori futbolcumun hayatımda nasıl bir forvet gibi hareket ettiğini görmek. Mesela ben bu yazıyı yazarken, hafta sonu İzmir’de bir kafede bir arkadaşımla sohbet ediyorum. O an, kafede neşeli bir atmosfer var, ama ben şunu fark ediyorum: Arkadaşım, bir “hayat forveti” gibi. “Haa, işte buralarda yaşıyoruz!” dediğimde, hep gülümsüyor ve bu bana hayatın forvetini oynayabileceğimizi gösteriyor. Herkes, hayatında o golü atacak anı bekliyor. Ve biz, işte o fırsatları o kadar sık kaçırıyoruz ki, hayatımızda gole gidemiyoruz.
Haaland mı Messi mi sorusuna gelirsek, belki de çok iyi forvet olmak, sadece topu ağlara göndermekten ibaret değildir. Kimi zaman o pası verecek, kimi zaman o stratejiyi kuracak, bazen de rakibin oyununu bozacak hareketler yapmak da bir forvetin başarısıdır. Hayatla futbolu birleştirdiğimizde, belki de o “gole” en yakın olduğumuz anı yakalamamız gerekiyor.
Sonuç: Hayat ve Futbol, Her Zaman Birlikte
Şu an dünyanın en iyi forveti kim? Belki de bu sorunun cevabı, o kadar da net değil. Messi ve Haaland gibi dev oyuncular her dönemin farklı ihtiyaçlarına göre farklı bakış açıları sunuyor. Ama benim için gerçek forvet, hayatını golle taçlandırmayı başaran, her anını bir fırsat olarak görebilen kişi. Ve bu kişi, her zaman farklı olabilir. Bazen Messi’nin zekâsı, bazen Haaland’ın gücü. Ama en sonunda, bu oyun hepimizin oynadığı bir oyun. Hepimiz, bu sahada kendi golümüzü atmak için koşuyoruz.